Bizi sevdiğini düşündüğümüz insanların hatıra defterlerine “Kalbin kadar temiz bu sayfayı bana ayırdığın için çok teşekkür ederim.” yazardık küçükken. Bu sefer durum biraz farklı, benim sonunda kendime bu tertemiz sayfayı ayırabilmemin sebebi kendime borçlu olduğum cümlelerin artık hayali kitaplardan taşması. Ne zaman boş bir sayfayı önüme açsam, kendime arkamı dönüp boş duvarlara bakıyorum ve alt tarafı üç beş kelam için kendime güceniyorum. Bu kelime düşündüğümü yeterince ifade etmiş midir, ya sonra yazdıklarımı okurken saçmaladığımı düşünürsem derken kaç tane boş sayfayı benim için ayrıldığına memnun edemeden kapattım bilmiyorum. Sanki silgimi kaybettim, kimse de vermiyor... Halbuki içim, dışım, sağım solum yazmak için not aldığım şeylerle dolu. Kendimle bu konuda daha fazla yenişmeye çalışmayacağım. Evet başlıyoruz. Yakmaya kıyamadığım mumlarımı yaktım, neresinden tutacağımı bilemediğim cümlelerimi bitiştirmek üzere geri geldim ve kendi adıma konuşmam gerekirse biraz da hoş geldim.
Yorumlar
Yorum Gönder